Gördüm ki; her daim, her türlü olumsuzlukta Geniş Aile dizisindeki Zek gibi isyanlarda olan ben, zaman içerisinde bazı konularda isyanlarımı bastırmayı öğrenmişim. Dikkatinizi çekerim başkaları değilde ben bastırmışım isyanlarımı. Bir çeşit kendi kendimi yola getirmek gibi görünsede durum, aslı öyle değil tabiki, sonuçta zaptı güç bir şahısım.
Genelde olaylar konusundaki isyan ve müdahilliklerimde tam muaffakiyet elde edebiliyorum. Fakat insanlar konusunda her zaman zafer benim olmuyor. Çünkü insanın eğer özünde bazı noksanlıklar varsa siz bunları tamamlayamıyorsunuz.
Birine yada bir şeylere değer verme, önemseme unsuru eksik kişiler bende hezeyanlara yol açıyorlar. Örneğin; bir saatte bir yerde olmak için karşılıklı karar alıyorsunuz. Siz saatinden 5-10 dakika önce oradasınız, saat geliyor diğer kişi yok, saat geçiyor hala yok, bu arada arayıp gecikeceğim yada gelemeyeceğim diye haber vermek de yok. Siz arıyorsunuz, ancak o zaman öğreniyorsunuz boşa beklediğinizi.
Ömrümün uzunca bir döneminde bu tip insanları sırf onları çok seviyorum diye kırmadan eleştirdim ve düzelmeleri için elimden geleni yaptım. Sonra bir gün bir arkadaşımın eşi bir hikaye anlattı; bir adam yolda giderken bir grup görmüş, bunlar omuzların bir cesedi oradan oraya taşıyorlarmış, başka bir gün yine aynı grubu aynı cesetle görmüş, yanlarına yaklaşmış cesedi taşımayın, bir çukur kazın ve gömün demiş. Neden demişler. Ceset kokar ve bu kokuda sizi çok rahatsız eder demiş.
O günden sonra; beni rahatsız eden kişileri artık taşımama kararı aldım. Evet artık ceset taşımıyorum onları olduğu gibi kabul etmiyorum ve onları canlandırmak için de uğraşmıyorum artık. Öğrendim ki üzerlerine ölü toprağı serpilmiş insanlar yaşar gibi yapıyorlar ve sizin kanınızı emiyorlar, enerjinizi tüketiyorlar, sizden besleniyorlar.
Belki çok radikal ve acımasız bir karar gibi görünsede, kendi iyiliğimiz için ceset taşımaktan vazgeçmeliyiz.
.